İnternet Fırsatları

30/6/2009 - Vemma Nedir? Ne İçerir?

Kategori: SAGLIK
Mangosteen, tüm meyvelerin kraliçesi olarak bilinir. Takviye gıda 
ve enfes tadı ile Asya’daki hekimler tarafından da yüzyıllardan beri kullanılmaktadır. Magosteen meyvesinin antioksidant zengini olan
özelliğini çeşitli vitaminler, bitkilerden elde edilmiş mineraller, organik aloe vera ve kafeinsiz organik yeşil çay ile birleştirdiğimizde, inanılmaz mükemmellikte bir temel besin yapısını oluşturmuş oluruz.
 

Artık herkes tarafından bilinen bir gerçek var ki o da uzun, kaliteli ve sağlıklı bir yaşam için her gün düzenli olarak minerallerle birlikte multi-vitaminler tüketilmelidir. Vemma Beslenme/Takviye Gıda Programı vücudunuzun sağlıklı olabilmesi için gerek duyduğu vitamin, mineral ve antioksidant içeren takviye yapıyı iki güçlü sıvı formülasyonu ile sizlere sağlamaktadır. 

Vemma Beslenme Programınızda iki ayrı kutulama özelliği vardır. 
Biri mineral ve vitamin ve mangosteen’in karıştırılmış 940 mililitrelik 2 şişesi. Diğeri de 940 mililitrelik Mangosteen Plus ve ayrıca 940 mililitrelik Kiv-Çilek aromalı Öz Mineraller karışımıdır.
 

VEMMA ne içerir?

*
Ful spektrum antioksidan vitaminler     
 Mangosteen meyvesinin özü ve meyve kabuğu özü 
*Organik aloe vera 
*Kafeinsiz organik yeşil çay 
*12 Vitamin - *65 den fazla mineral

USA, Kanada, Avustralya, Avusturya, Belçika, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandia, Fransa, Almanya, Hong Kong, Macaristan, Endonezya, İrlanda, İtalya, Japonya, Lüksemburg, Malezya, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Filipinler, Polonya, Singapur, Slovenya, Slovakya, İspanya, İsveç, Tayvan ve İngiltere’de satılmaktadır. 

Vemma 2 yıl gibi kısa bir zaman içerisinde, 43 ülkeye giriş yaptı ve 2009 başında Network Marketing araciliğiyla Türkiye’de de satışa sunulacak. Sadece Hollanda’da 2 ay içerisinde milyon euro luk ciro yapan Vemma, Türkiye çalışmalarına hız verdi.
 



Neden Mangosteen?

Tüm meyvelerin kraliçesini kim ret edebilir ki? Dünyanın en güzel tadına sahip olan bir meyve olma özelliğinin yanı sıra mangosteen meyvesi
,
 
yüksek gıda değeri ve toksin atıcı özellikleri sayesinde geniş kapsamlı faydaları bulunmaktadır; ki bunlar vücudumuzun sağlık kapasitesini çoğaltmaktadır. Mangosteen meyvesi tangerin ebatlarında nadiren bulunan bir meyvedir. Tropikal Güneybatı Asya bölgesinde sınırlı sayıda yetişmektedir ve Kuzey Amerika’da da yetiştirilmeye henüz yeni başlanmıştır. Mangosteen aslında binlerce yıldır sağlık hekimleri tarafından geleneksel olarak kullanılmaktadır. Örneğin Hindistanda geleneksel Ayurveda doktorları mangosteen kabuğunu bağırsak sisteminin sağlıklı çalışması ve sağlıklı göz, cilt ve saç için kullanıyorlar.  Modern bilim ise gıda değeri son derece yüksek olan mangosteen meyvesini sonunda keşfedebildi ve özellikle de sağlık fışkıran içeriğinden sonuna kadar faydalanmaya başlamıştır. Artık biliyoruz ki mangosteen ciddi miktarlarda vitamin, mineral ve eser elementler içermektedir. Mangosteen ayrıca: polysaccaritleri, quinonlar, stilbeneler ve xhantonlar içermektedir. Bu kombinasyonda bir bitki bileşeni eşsizdir. En çok araştırması yapılan mangosteen bileşenleri xanthonlardır. Bu çok özel gruptaki bitkisel gıdalar yüksek biyolojik açıdan aktif ve eşsizler çünkü bunlar çok güçlü antioksidant özelliklere sahipler. Xanthonlar ile ilgili edinilen tüm bilgiler doğrultusunda mangosteen meyvesi doğada bulunan xanthonların en yüksek meblağlarını içermektedir. Mangosteen meyvesinde otuzdan fazla farklı çeşitte xanthone bileşkeleri bulunmaktadır ve bunlardan en çok araştırılmış olanı ise “beta mangostin”dir. Ön araştırmalar Mangosteen meyvesinde bulunan beta mangostin ve bazı xanthonların güçlü yaşam destek özelliklerine sahip olduğunu kanıtlamaktadır. 



Neden Vemma’nın Mangosteen Plus ürünü ile Gıda Takviyesi tercih edilsin?

Mangosteen Plus çok güçlü, 12 ful spektrumlu vitaminler içeren, antioksidant zengini, tüm meyve mangosteen içerikli (hem meyve özü hem de kabuğu), organik Aloe Vera zengini ve kafeinsiz organik yeşil çay içerikli içmeye hazır bir formülasyondur. Bu tescilli patent büyük olasılıkla dünyanın herhangi bir yerinde mevcut olan en güçlü antioksidant ürünüdür. Bağımsız laboratuar test sonuçları gösteriyor ki her 30 mililitrelik Mangosteen Plus’da diğer mangosteen ürünlerinden daha fazla beta mangostin ve diğer mangostin xanthonları bulunmaktadır. Vücudunuzun her bir zerresini en güçlü miktarlarda xhantonlar ve antioksidantlar ile koruyoruz.
 
 



VEMMA içeriğinde bulunan bazı vitamin, minerallerin ve eser elementlerin kısa açıklamaları
 

VİTAMİNLER
A Vitamini :
 Yağda eriyen bu vitaminin bir kısmı cilt altındaki dokularda, böbrekte ve karaciğerde depolanır. Bedenin bu vitamini en iyi biçimde kullanabilmesi için D vitaminine gereksinim vardır. Bu vitamin cildin nemli kalmasını sağlar. İdrar yolları ve solunum enfeksiyonlarında bedenin direncini artırır. Gözlere, soğuk algınlığına ve öksürüğe yararlıdır. A vitamini eksikliği cilt kuruluğuna, cildin nasırlaşmasına veya pullanmasına, böbrek taşlarına, zayıf diş oluşumuna, kötü sindirime, sinüzite, kulak iltihabına ve gece körlüğüne neden olur. Bu vitamin en çok balık yağında bulunur. Diğer kaynaklar: Güneşte kurutulmuş kayısı, kuşkonmaz, maydanoz, ıspanak, havuç, kereviz, yabani hindiba (radiga), marul, portakal, erik, domates, şalgam yaprağı, su teresi. Sütlü maddelerde bulunan A vitamini ineğe verilen besindeki A vitamini miktarına bağlıdır. Yazın hayvan taze ot yediğinden, sütte bu vitamin daha çoktur; kışın ise kuru ot yemek zorunda kaldığından, vitaminin değeri düşük olur.  
B1 Vitamini : B grubu vitaminlerin birçok çeşidi vardır. Bunların 12`si önemlidir. Ancak alınan besinde B1, B2 ve B3 vitaminleri varsa ötekiler de var demektir. Bira mayasında B12 vitamini dışında tüm B grubu vitaminler vardır. Suda eriyen B1 vitamini iştahı önemli oranda etkiler; besinin sindirilmesine yardım eder ve bedeni enfeksiyona karşı korur. Sinir dokularının normal çalışması için gereklidir. Bu vitamin eksikliği nasıl anlaşılır? Çabuk yorulma, çabuk öfkelenme, asabiyet, unutkanlık, kaslarda ve baldırlarda ağrı, sık kalp atışı, bacaklarda şişme, çocuk seslerine katlanamama, iştahsızlık, yorgunluğa karşın uyuyamamak B1 vitamini eksikliğine işaret edebilir. Rafine edilmiş unlu maddeler yendiği oranda bu vitamine gereksinim artar. Tütün, alkol, şeker B1 vitaminini yok eder. Aldığı karbonhidratlı besinlerden yararlanabilmesi için bedenin bu vitamine gereksinimi vardır. 
B6 Vitamini : Bu vitaminin eksikliği böbrek taşlarına neden olabilir. B6 vitamini eksikliği özellikle alınan besin proteince yüksek, karbonhidratça düşükse görülür. Yüksek miktarda protein yüksek miktarda B6 vitamini gerektirir. Ellerde titreme, nedensiz huysuzluk, huzursuzluk, uykusuzluk, unutkanlık yaşlılıktan değil, B6 vitamini eksikliğinden ileri gelebilir. B6 vitamini pişmeyle kolay yok olduğundan, elden geldiği kadar çiğ besinlerden ve takviye gıdalardan yararlanmaya bakmalı.  
C Vitamini : Suda eriyen bu vitamin ateş etkisiyle veya pastörizasyon sonucunda yok olur. İnsanı bakterilere karşı korur, damarların sağlığını sürdürür. Bu vitaminden her gün bir miktar almak gerekir. C vitamini kandaki kalsiyumun bedene dağılışında büyük rol oynar. Eksikliği damarların çatlamasına, kemiklerin kolay kırılmasına, eklemlerde ağrıya, diş etlerinde kanamaya, sık sık soğuk algınlığına, damar şişmelerine, sırta ağrı veren disk şikayetlerine, soluk kesikliğine, bedensel halsizliğe, hızlı kalp atışına, baş ağrısına, bitkinliğe v.b. yol açar. Nobel ödülünü kazanan Dr. Linus Pauling`e göre, soğuk algınlığında ve gerginlik halinde günde 3000 - 6000 mg. C vitamini alınmalıdır.
D Vitamini : Bu vitamin eksikliğinde beden besindeki kalsiyumu kendine mal edemez. İnsan yaşlandıkça birçok nedenlerden dolayı bedende bu madde azalır. Ancak organizmamızda yeterli miktarda D vitamini varsa beden kalsiyumu kullanabilir. Aldığımız günlük besinlerde D vitamini pek yoktur. Balık yağında D vitamini boldur. Beden bu vitamini kendi yapabilecek niteliktedir; ancak bunun için yazın bedenimizin güneşin ultra-viole ışınlarını almasını sağlamalıyız. Çünkü beden D vitaminini cilt yoluyla oluşturur. 
E Vitamini :Yağda eriyen bir vitamindir. En önemli görevi A vitaminin yok olmasını önlemektedir. Gerek erkekte, gerekse kadında kısırlığın E vitamini eksikliğinden ileri geldiği öne sürülür. Hücrelerin daha uzun yaşamasını ve yenilenmesini sağlar. 

MİNERALLER Beden sağlığını koruyabilmek için vitaminlerin yanı sıra madenlere de gereksinim duyar. Bunların başlıca görevi kanın ve hücre aralarındaki sıvıların alkali-asit dengesini sağlamaktır. Bu maddeler gudde salgılarını etkiler ve bedenin iyi çalışmasını sağlar. Beslenme uzmanlarına göre kadınlar erkeklerden 3-4 kat fazla demire gereksinim gösterirler; çünkü kadın her ay bir miktar kan kaybeder. Demir alyuvarlar, dolayısıyla da kansızlık çekenler için elzemdir. Kan oksijeni bedene demir sayesinde taşır. Demirin sindirimi asit bir ortam gerektirir. Normal bir midenin asiditesi alınan besindeki demiri eritebilir. Ancak birçok insanda, özellikle B grubu vitaminleri eksik olanlarda ve soda gibi alkali sıvı alanlarda bu asit eksiktir. Sonuç olarak demir yararsız olur. Demirin sindirimi için, alınan besinde yeterli miktarda klorofil ve bir miktar da bakır bulunması gerekir. 
İyot : Tiroit guddesinin dengeli çalışması için iyot zorunludur. İyot eksikliği guatra, ayrıca halsizliğe, asabiyete ve gerginliğe yol açar. Deniz tuzunda ve denizden çıkan her türlü üründe bulunan iyot gudde sisteminin dengeli gelişmesinde yardımcıdır. 
Kalsiyum ve Fosfor : Kalsiyumun büyük bir kısmı kemiklerde ve dişlerde bulunur; ancak küçük bir miktarını sinirlerle kaslar kullanır. Asabiyet, gevşeyememe, uykusuzluk, huysuzluk, halsizlik, kaslarda kramp, aybaşı zamanında hanımların karın krampları ve sancıları kalsiyum eksikliğinden ileri gelebilir. Kalsiyum kanın pıhtılaşmasında büyük rol oynar. Eksikliği diş çekildiğinde veya ameliyat sırasında kanamaya neden olabilir. Kalsiyum ile fosfor birbirlerini tamamlayan iki mineraldir. Biri eksikse, öbürünün de etkisi azalır. Fosfor tahıllarda, fındık, Brüksel lahanası, kuru incir, patates, marul, muz ve portakalda bulunur. Dişlerin, kemiklerin, hücrelerin de fosfora gereksinimi vardır. D vitamini kalsiyum ile fosforun bedene mal olmasını, kana geçmesini, dişlerde ve kemiklerde depolanmasını sağlar. Sinirler, kaslar ve beden, gereksinimi olan günlük kalsiyum ve fosforu alamazsa, beden bunları kemiklerle dişlerden çekip alır. Kalsiyum ve fosfor fazla miktarda alınınca beden bunları dışkı yoluyla atar. 
Kükürt : Proteinleri oluşturan aminoasitlerde bulunur. Bedenin her dokusunda bulunan kükürt, sindirimin temizleyicisi ve antiseptiğidir. Kükürt safra salgılarını olumlu etkiler. Beslenme uzmanlarına göre bedende biriken ürik asidin başlıca nedeni alınan besinlerde fosforun yüksek, buna karşılık kükürdün düşük oluşudur. 
Potasyum : Bedendeki tüm hücrelerin, kasların ve dokuların bu madene şiddetle gereksinimi vardır. Birçok ünlü besin uzmanına göre, kanser hastalığının bir nedeni de bedenin potasyumdan yoksun kalışıdır. Bu eksiklik besinlerin bu madenden yoksun bir toprakta yetişmesinden ileri gelir. Tahılda bol miktarda potasyum bulunur. Ancak rafine edilmiş tahıldaki potasyumun dörtte üçü yok olur. Rafine edilmiş besinlerde diğer mineraller de eksiktir. Potasyum eksikliğinin belirtileri şunlardır; Arterit, kabızlık, yüksek kan basıncı, kaslarda kramp ve gerilme, uyuklama, gevşeyememe, iştahsızlık, kolay soğuk algınlığı, ellerde ve ayaklarda üşüme, ussal ve kassal yorgunluk ve kanser. 
Sodyum ve Klorür : Bu iki maden bedenimizde büyük rol oynar. Midemizin hidroklorik asit yapabilmek için klora gereksinimi vardır. Hidroklorik asit proteinlerin normal sindirimi ve madensel tuzların kana kolayca yerleşmesi için gereklidir. Sodyum ve klor birçok besin maddesinde ve doğal olarak sofra tuzunda bulunur. Bu madenlerden yararlanmak amacıyla aşırı tuz yemek doğru olmadığı gibi, tuzu besinden tamamen kaldırmak da doğru değildir (doktor tavsiyesi hariç). Çünkü bu madenlerin eksikliği bacak kaslarında kramplara, bazen bulantıya, yorgunluğa ve baş dönmesine neden olabilir. Sıcak havalarda duyulan yorgunluğun ve bitkinliğin bir nedeni de bedenin terle aşırı tuz kaybetmesidir. 

Oligo-elementler (Eser elementler) : Bedenimizdeki pek az miktarda bulunan bu madenlerin de sağlımız için önemli olduğu muhakkaktır. Oligo-elementler alüminyum, kobalt, bakır, iyot, nikel ve çinkodur. 
Alüminyum : Bedenin çeşitli organlarında bulunur. Eksikliği uykusuzluğa ve kaygıya neden olur. 
Bakır : Anemide doktorlar hastalarına kobalt, demir ve bakır vererek iyi sonuçlar alırlar. 
Çinko : Bu maden hücrelerde, özellikle de tiroit ve cinsiyet bezlerinde bulunur. Çinko insülinin bileşiminde yer alan bir madendir. Eksikliği yaraların zor kapanmasına, karaciğer sirozuna yol açabilir. 
Kobalt : Bedenimizde az miktarda bulunan bu maden B12 vitaminini oluşturan elemanlardan biridir. Kandaki alyuvarların gelişmesi için gereklidir. 
Magnezyum : Yapılan deneylerde farelerin besini magnezyumdan yoksun olduğunda damarlarda genişleme, kalpte hızlı atış ve tansiyon düşüklüğü görülmüştür. Tez kızan insanlarda da bu mineralin noksan olduğu anlaşılmıştır. Aşırı rafine besin yiyenlerin ve yeşil sebze yemeyenlerin bu minerale gereksinimi vardır. 
Manganez : Beden bu madeni böbreklerde ve karaciğerde depolar. Eksikliği kısırlığa, zor gelişmeye yol açar. 

Ücretsiz üyelik için www.myvemma.com/ayazonline

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

İnternetteki Fırsatları Takip Edin, Kazançlı Çıkın...

Son Yazılar

ERSAĞ DEZENFEKTAN SIVISI
HERŞEY ELİMİZDE
Deterjanlar ve Sağlığımız
Ersağ Temizlik ve Kozmetik Ürünleri
Bağlantılar
Vemma Ürünü Hakkında
Vemma Nedir? Ne İçerir?
Dr. Mehmet Öz'den tavsiyeler ve Vemma...
Vemma Ne Kazandırır?
MY VEMMA
SEARCH-EARN (ARA-KAZAN)=(KAZAN-KAZANDIR)
SUPERTEKLIF İLE KAZANMAYA ve KAZANDIRMAYA BAŞLAYIN...
BAŞARI
İki Şey
Hotmail'i bulan Hindistanlı bir Müslüman
Birelinnesivar?
'Cep' sigara kadar zararlı
Dur! Telefonu çalar çalmaz açma!
Kanserden korunmak cep telefonunu kullanımında altın kurallar
Cep telefonları tehlike saçıyor
Cep Telefonunun Zararlarından Korunma
Cep telefonun zararlarından korunma
Cep sigaradan zararlı
MERHABA MOONSTAR.CC
ÇİNLİ BİLGENİN ERKEKLERE 5 NASİHATI

Kategoriler

Arkadaşlarım

altinfare